NOT: Bir detay vererek başlamak istedim.

”Bir kitap okudum ve hayatım değişti” şaka şaka. Benim güzel psikolojimle aramda olanlardan bahsetmek istedim. Kış tam bitmediği halde yaz aylarının öncüsü bazı günlerle karşılaşırız bugünler de ruhum ayrı ben ayrı giderim. Hırka giyerim sadece, çıkarım kulaklığımı takıp yürümeye başlarım, olmadığım kadar iyi bir insan haline dönüşürüm yada daha ilgili olurum yapmacık olduğumu göz ardı ederek. Çiçekleri daha fazla incelemeye başlarım beni rahatsız edici davranışlarda bulunup sınırlarıma giren insanları uyarmam, vardır bir nedenleri der hoş karşılarım. Soğuk şeyler içmek isterim ki hemen boğazım şişer çok hassasımdır. Aşkla alakalı düşüncelere dalarım sigaram bitene kadar sırf  bunu fark edip uzun sigara almışlığım da vardır hani bir an böyle insana bir mutluluk gelir ya saniyeler sürer bunu yaşamayı çok seviyorum her yer anında toz pembe olur çok mutlu hissedersin hiç mutsuz olmamış gibi sanki bütün dertlerin o bir kaç saniye hiç var olmamış gibi olurlar bunu genelde yazın geldiğini sanıp o hırkayı giydiğimde yaşarım. Sonra hava daha ben kandırıkcı yaz günümü tamamlamadan hava aniden kararır gri bir hal alır orta dünya filminde gibi hissedersin kendini oda geçici tabi ve o anlık mutluluk biteli çok olmuştur zaten hafif  bir rüzgar saçlarımın arasında volta atmaya başlar ama ben yine de yılmam kısa bir süre rüzgarın vuruşundan düşünürüm ardından gelecek yağmuru havaya bakarım koklarım toprak kokusu ha koktu ha kokacak gibi hissederim. Kuşların çizdikleri küçük dairelere bakarım, yağmur gelecek.

Hızlanarak yürümeye başlarım,  yavaş yavaş kulaklıkta çalan müziklerin tadı kaçar kuru bir öksürük yapışır  boğazıma eşe dosta verilen samimiyetsiz selamlarla devam eder gün. Hızlanmışımdır ne yapacağıma dair hiç bir fikrim yoktur çünkü geldiğini düşündüğüm o yaz günü kursağıma yapışmış kalmıştır. Söylemeye çalıştığım kelimelerime de engel olur. Bir ter basar inceden üstümü. Kapşonumu çekerim kafama yine terlerim sonra bir rüzgar çıkar iyice tadım kaçar sinirlenirim. Ne çiçekleri görürüm ne denize bakarım. Spor ayakkabılarım ince yağmurlarla ıslanmıştır. Parmak uçlarım üşümeye başlar tadım iyice kaçar bir kahve içmeye çalışırım bir yere oturup ama ondan da istediğimi elde edemem boğazımda ki kuru öksürükle terlemenin verdiğin kötü his beni eve doğru iter. Eve gitmekten başka çarem yoktur sinirlenmeye başlarım terslenmeye başlarım şimşekler çakar gözlerim de durduk  yere sinirlendik  yine benim güzel psikolojim ne diye yorarsın beni. Grilik yutmuştur iyice bakış açımı. Saçlarımın arasından rüzgarları çıkarıp, hapsederim kendimi odaya.  Bir şiir söylenirim içimden yarım yamalak, parçalanmış, yarısı yer de  yarısı masanın üzerinde kalmış şiir parçalarını toplamaya çalışır ağzım. Uykuyla uyanıklık arasında boğazımın şiştiğini fark ederim. Bir mutsuzluk yapışır kuru öksürüğümün içine git gide derinleşir bir uyku basar beni yatağın yanında bir hamam böceği görürüm. Kendi kendime…

”Gözlerim de bir baş ağrısı.
Yüzümün yarısı duvar,  yarısı pencere”.

CEVAP VER

Lütfen Yorumu Ekleyiniz.
Lütfen Adınızı Giriniz.